Real Madrid'in Yaptığı En Pahalı Transferler

23 Ağustos 2013 Cuma

Pahalı transferler Madrid ekibi için bir gelenek haline gelmiş durumda. Zaten astronomik ücretlerle herhangi bir transfer yapılmadığında, taraftarlar da mutsuz oluyor. Madrid yönetimleri de bunun farkına varmış olacak ki hemen hemen hiçbir transfer döneminde taraftarını üzmedi.

Bu sezon henüz resmi imzalar atılmamış olsa da büyük bir transfere imza attılar diyebiliriz; Gareth Bale. 100 Milyon Euro'luk bir bonservis ücreti ödenecek ve 6 yıllık bir sözleşme yapılacak. Bu miktarın ödenmesi demek dünya futbol tarihinin en pahalı transferi demek. Daha önce bu rekor 94 Milyon Euro'luk bonservis ile Cristiano Ronaldo'ya aitti.

Real Madrid'in yaptığı en pahalı transferleri HFBlog için yazdım.

1- Cristiano Ronaldo

2009/2010 sezonunda Real Madrid'e katılan Portekizli oyuncuya tam 94 Milyon Euro bonservis ödendi. United'da Ferguson'un gözdesi olan oyuncu hala Real Madrid'de forma giyiyor.

2- Zinedine Zidane 

Cezayir asıllı Fransız oyuncu çoğu otoriteye göre en iyi futbolculardan biri olarak gösteriliyor. 2001/2002 sezonunda ''Los Galacticos'' projesi kapsamında alınan oyunculardan birisiydi. Zidane için İtalyan ekibi Juventus'a 75.5 Milyon Euro ödendi.

3- Kaka

İlk ortaya çıktığında Brezilya'nın yetiştirdiği en iyi oyunculardan biri olarak lanse edilmişti. Milan'da gösterdiği güzel performanstan sonra yolu 2009/2010 sezonunda Madrid'e düştü. Burada da başlarda iyi performans sergilese de şu sıralar düşüşte. Madrid ekibi Kaka için Milan'a 65 Milyon Euro bonservis bedeli ödedi.

4- Luis Figo

Döneminin en sansasyonel transferi oldun Figo'nunki. Ezeli rakip Barcelona'dan 2000/2001 sezonunda 60 Milyon Euro bedelle alındı. Portekizli oyuncu da Zidane gibi ''Los Galacticos'' projesinin bir ürünü.

5- Ronaldo

Tarihin en iyi forvetlerinden birisi olarak gösteriliyor. Geçtiğimiz günlerde Mourinho, Cristiano Ronaldo hakkında sorulan bir soruya '''Ben gerçek Ronaldo ile çalıştım.'' diyerek onun ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu ortaya koydu. 25 yaşındaki Brezilyalı oyuncu 2002/2003 sezonunda İnter'den Real Madrid'e transfer oldu. Madrid bu transfer için İnter'e 45 Milyon Euro ödedi.

6- David Beckham

United'ın efsane 7 numarası 28 yaşında Real Madrid'e geldi. 2003/2004 sezonunda Madrid'e imza atan İngiliz oyuncu için Real Madrid 37.5 Milyon Euro bonservis bedeli ödedi.

7- Arjen Robben

Şu anda Bayern Münih ile harikalar yaratan Robben de yolu Madrid'e düşenlerden. 23 yaşında Chelsea'den transfer edilen Hollandalı oyuncu 2007/2008 sezonunda Madrid forması giymeye başladı. Robben'in için ödenen bonservis bedeli 36 Milyon Euro.

8- Xabi Alonso

2009/2010 sezonunda Liverpool'dan transfer edilen İspanyol oyuncu hala Real Madrid forması giymekte. Alonso için Liverpool'a 35.4 Milyon Euro bonservis ödendi.

9- Nicolas Anelka

Dün itibariyle futbolu bıraktığını açıklayan, yolu bir dönem Türkiye'ye de düşen Fransız efsanesi 1999/2000 yılında Real Madrid'de forma giydi. 20 yaşındayken Arsenal'den transfer edilen oyuncuya 35 Milyon Euro bonservis ödendi.

10- Karim Benzema

21 yaşındayken Lyon'dan transfer edilen oyuncu 2009/2010 sezonunda forma giymeye başladı. Bonservis bedeli 35 Milyon Euro.

11- Angel Di Maria

2010/2011 sezonunda 22 yaşında Madrid'e transfer oldu. Benfica'dan gelen Portekizli oyuncu için 33 Milyon Euro bonservis bedeli ödendi.

12- İsco

Malaga'dan bu sezon transfer edildi. Nasıl bir performans sergileyeceği merak konusu. Ama taraftarlar ve teknik ekip ondan çok ümitli. 21 yaşındaki İspanyol futbolcu için Malaga'ya 30 Milyon Euro ödendi.

13- Asier İllaramendi

O da İsco gibi bu sezonun transferlerinden. 23 yaşındaki oyuncuya 30 Milyon Euro bonservis bedeli ödendi.

14- Wesley Sneijder

Şu sıralar Galatasaray'da forma giyen oyuncu 23 yaşında Ajax'tan transfer edildi. 2007/2008 sezonunda forma giymeye başlayan Sneijder için Ajax'a 27 Milyon Euro ödendi.

15- Sergio Ramos

Şu anda hala takımın formasını giyen Ramos, Madrid'e geldiğinde sadece 19 yaşındaydı. Sevilla'dan transfer edilen Ramos için 27 Milyon Euro ödendi.

16- Flavio Conceicao

2000/2001 sezonunda Deportivo'dan transfer edildi. 26 yaşındaki Brezilyalı oyuncu için Deportivo'ya 25 Milyon Euro ödendi.

17- Robinho

Büyük umutlarla transfer edilen Brezilyalı oyuncu 2005/2006 sezonunda alındı. 21 yaşındaki oyuncu için kulübü Santos'a 24 Milyon Euro ödendi. 2008 yılında Manchester City'e 43 Milyon Euro'ya satıldı.

18- Elvir Baljic

Fenerbahçe'nin sattığı en pahalı oyunculardan birisi. Ayrıca Türk pasaportuna sahip, Madrid forması giyen ilk oyuncu. 1999/2000 sezonunda kadrosuna kattığı Baljiç için Madrid Fenerbahçe'ye 23 Milyon Euro ödedi.


Liverpool'dan İlk İzlenimler

17 Ağustos 2013 Cumartesi

Sezonun ilk sınavını orta sıra (ve altı) takımlarından Stoke City’e karşı veren Liverpool –ilk maç olmasına rağmen- hazır bir görüntü ortaya koydu(ya da Stoke City’nin yetersizliği böyle bir görüntüye yol açtı) diyebiliriz. Rodgers’ın yüksek miktarda pasa dayalı oyun felsefesi kaldığı yerden devam ediyor.  Çok daha farklı bitebilecek maç, Begovic’in bugünkü performansı nedeniyle sadece tek farkla sona erdi. Liverpool’un ikinci bitirdiği 2008/2009 sezonundan sonraki dört sezonda açılış maçlarını kazanamamış olması gerçeği, bu maçın 88. dakikasındaki penaltıyla kendini hatırlatsa da, Mignolet gole izin vermeyerek üç puanın Anfield’da kalmasını sağladı. Liverpool 11’inin sezonun açılış maçında sergilediği performanstan aklımda kalanlar şöyle:
Mignolet: Maçın başında yaptığı iki hata (birincisi; gelen ortada boşa çıkması, diğeri geri pası ayağında fazla tutması nedeniyle topu uzaklaştırırken rakibine çarptırması) “acaba Reina’yı aratacak mı” sorularını akla getirirken, maçın genelinde Stoke City’nin pasif oyunundan dolayı fazla zorlanmadı. Fakat 88’deki penaltı vuruşunda ve sonrasında hemen reaksiyon gösterip ayağa kalkarak yaptığı kurtarış Liverpool’un elindeki 3 puanın 2’sini kaybetmesini önledi. Anfield’da iyi bir başlangıç yaptığını söylemek yanlış olmaz.
Jose Enrique: Maç boyunca neredeyse kendi yarı sahasından çok rakip yarı alanda bulunan Enrique,  hücumda etkili pozisyonlara girerken defansif  görevlerini yapmayı da unutmadı. Maçın en iyilerindendi.
Agger: Tüm maçta Toure’yle  uyumlu bir görüntü sergilese de son dakikalarda yaptığı hatayla Liverpool’un 2 puanına mal oluyordu. Mignolet’e teşekkür etmeli.
Toure: Anfield’a Liverpool formasıyla ilk kez ayak basmasına rağmen oldukça iyi bir ilk maç çıkardı.  Stoke City’nin de katkısıyla Agger’le birlikte maçı çok önde oynadılar. Hava toplarındaki üstünlüğü, savunmada ve korner organizasyonlarında Liverpool’a önemli katkılar sağlayacak.
Glen Johnson: Diğer bek Jose Enrique’yle birlikte hücumda sıkça yer aldılar. İlk yarıdaki Liverpool ataklarının genellikle sağ kanattan gerçekleşmesinde fazlaca rol aldı. Savunmada önemli bir hata yapmaması ve kademelere zamanında girmesi iyi bir maç çıkardığını destekleyici örneklerden.
Gerrard: Bandiera için klasik bir gün. Takımın sıkıştığı zamanlarda oyunu açan pasları ve oyunun yönünü aniden değiştirmesi Liverpool’un bugünkü rahat görüntüsünü ortaya çıkaran  faktörlerdendi.
Lucas Leiva: Çok ön planda olmasa da defansif anlamda yaptığı işleri göz ardı edersek ona büyük haksızlık yapmış oluruz. Savunmasının hemen önünde yaptığı presler zaten az sayıdaki Stoke City atağını etkisiz  kılarken,Gerard’la olan uyumu Liverpool orta sahasının maç boyunca rakibine üstünlük sağlamasının temel nedeniydi. Gerrard-Lucas ikilisinin uyumu ve devamlılığı Liverpool’un sezon sonunda puan tablosundaki konumunu belirleyecek belki de en önemli etken.
Henderson: Daha çok orta üçlünün sağında yer alan Henderson’ın bu maçı gol atamadan  tamamlamasındaki tek neden, son vuruşları çok kötü kullanmasıydı. Hücumda pozisyonlar bulmasına rağmen maç boyunca çok ön plana çıkamadı.
Iago Aspas: Bu sezon Premier Lige La Liga’dan gelen çok sayıdaki oyuncudan biri olan Aspas maçın öne çıkan futbolcularından biriydi. Zaman zaman ikincil forvet zaman zamansa FM tabiriyle ‘deep lying forward’ görevi üstlenen Aspas, topsuz alandaki oyunuyla ve takımın hücum yükünü Coutinho’yla birlikte sırtlamasıyla iyi bir görüntü sergiledi.
Coutinho: Maçın en dikkat çeken oyuncusu demek çok da yanlış sayılmaz. Maçın genelinde ileri üçlünün solunda yer alan Coutinho, çok iyi bir oyun görüşü sayesinde Liverpool ataklarında bitirici pasları yaratan isimdi. Ceza sahası içine yapılan koşuları görmekte ve koşuyu yapanları topla buluşturmakta çok az problem yaşayan 21 yaşındaki oyuncu, bu maçtaki görüntüsüyle Liverpool adına sezonun en önemli oyuncularından biri olabileceğinin sinyallerini verdi.
Sturridge: Geçen sezonun ikinci yarısında oldukça iyi bir görüntü sergileyen Sturridge, bu maçta Liverpool’un en uçta bulunan ismiydi. 13/14 sezonunda Premier Lig’in gol perdesini açan futbolcunun topla birlikte oldukça süratli olması ve bilek hakimiyeti, onu ceza sahası içinde çok tehlikeli bir oyuncuya dönüştürüyor.Sakatlıktan henüz dönmesine ve Suarez’in sahada olmamasına rağmen iyi işlerine kaldığı yerden devam etti.

Fenerbahçe-Galatasaray Süper Kupa- Maç Öncesi Değerlendirmesi

10 Ağustos 2013 Cumartesi


11 Ağustos gecesi ülkede yine hayat duracak ve herkes ezeli rekabetin bir başka ayağına kilitlenecek; Süper Kupa mücadelesine...

Maçı kimin kazanacağına dair bir tahmin veya bir skor paylaşmak Fenerbahçe-Galatasaray mücadelelerinde hiçbir zaman mümkün olmaz elbette ki. Fakat hoca durumu, uygulanan taktikler, oyuncu durumları vs. gibi unsurları inceleyebiliriz.

Öncelikle iki takımın kalecisinden başlayalım. Muslera geçen sezon tek kelimeyle muhteşem performans gösterdi. Takımına adeta şampiyonluğu getirdi diyebiliriz. Bu sezon da çok büyük bir düşüş yaşaması mümkün görünmüyor. Volkan Demirel'e baktığımızda ise hazırlık dönemini iyi geçirdiğine şüphe yok. Geçen sezon zayıf refleksleri, yediği hatalı goller ve aldığı kilolar ile sıkça eleştirilmişti. Fakat kendisine yapılan eleştirilerden ders çıkartmış olacak ki, yeni sezonda kilo vermiş, daha çevik bir görüntü sergiliyor. En son izlediğimiz Fenerbahçe-Salzburg mücadelesinde de kaleyi bulan 11 şutun 10 tanesini kurtardı. Çoğu da çok zor diyebileceğimiz türden toplardı. Fakat Süper Kupa karşılaşmasında kalede Volkan Demirel olmayacak. Fenerbahçe'nin kalesini genç file bekçisi Mert Günok koruyacak.Sezona iyi başlayan Volkan'dan faydalanamamak Fenerbahçe adına büyük dezavantaj.


Savunmaya baktığımızda iki takımın da en zayıf yönünün bu bölge olduğuna şüphe yok. Galatasaray taraftarının sezon içerisinde ve sezon sonunda sosyal medya aracılığı ile paylaştıkları yazılarda ortak istek; bir sol bek transferiydi. Yönetim şu ana kadar bir sol bek transferi yapmadı. Bunda Riera'nın yüksek performası da etkili oldu muhtemelen. Riera kadroda yok. Dolayısıyla sol bekte Hakan Balta oynayacak. Defansın ortası için ise iki takımın da en zayıf noktası diyebiliriz. Sezon başında transfer edilen Chedjou konusunda taraftar ikiye bölünmüş durumda. Bazı taraftarlar iyi bir performans sergilediğini düşünürken, bazıları da yeterli bulmadı. Ayrıca adeta ''canlı bomba'' diye tabir edebileceğimiz Dany de savunmanın aksayan yönlerinden. Dany karşılaşmada yer almayacak. Fatih Terim Kayseri'ye gidecek ekipte ona yer vermedi. Savunmanın ortasında Semih-Chedjou ikilisi görev yapacak. 

Fenerbahçe kanadına baktığımızda ise sol beke alının Kadlec yeterli performansı sergileyemiyor. (Hızlı bir Eboue o bölgede sıkıntı yaratabilir) O bölgede yerli olmasının ve daha hızlı olmasının avantajı ile birlikte Hasan Ali Kaldırım kullanılabilir. Gökhan Gönül'ün yokluğunda sağ bekte görev alan Topuz ekstra bir performans sergileyemiyor. Sadece elinden geldiğince o tarafı doldurmaya çalışıyor. Savunmanın ortasına baktığımızda ise sezon başı alınan Bruno Alves takıma müthiş bir katkı yaptı. Yıllardır aranılan stoper diyebiliriz onun için. Fakat yanında Yobo'nun yaptığı kademe hataları yüzünden rakip takım forvetleri sıkça Volkan'la karşı karşıya kaldı. Egemen gelene kadar Yobo yerine stoper olarak da görev yapan Kadlec kullanılabilir. Yobo Kayseri'deki maçın kadrosuna alınmadı. Fenerbahçe'nin maçtaki savunma kurgusu; Topuz-Bruno-Kadlec-Hasan Ali Kaldırım şeklinde olacaktır

Takımların orta saha ve ileri uç hatlarına baktığımızda iki takımın da en güçlü bölgesi forvetler. Galatasaray adına Drogba bu sezon ipleri eline alacak gibi görünüyor. İlerleyen yaşına meydan okuyan fiziği, tecrübesi ile sergileyebileceği maksimum performansı sergiliyor. Aynı şey Fenerbahçe adına Sow için de geçerli. Sezona Salzburg karşısında şık bir gol ile başlayan Sow, yeni sezon gollerinin de sinyalini verdi. Galatasaray'da Burak ve sürpriz performansı ile goller bulabilecek bir diğer isim de Amrabat olabilir. Fenerbahçe'de ise Kuyt ve Webo bu konuda Burak ve Amrabat'a göre bence bir adım önde.


Orta sahalara baktığımızda ise Fenerbahçe'nin çok geniş bir yelpazesi olduğunu görüyoruz. Fakat Alper'in hazır olmayışı, Salih'in tecrübesizliği, Selçuk ve Holmen'in yetersizliği, Meireles'in sakatlığı, Cristian'ın değişken performans grafiği bu bölge için yorum yapmamızı engelliyor. Bölgedeki en hazır ve en etkili isim şüphesiz Mehmet Topal. İstikrarlı ve etkili oyununu sürdürmeye devam ediyor. Galatasaray'da ise bu bölgede en etkili isim Selçuk İnan. Fakat Galatasaray için de bu bölgede bazı soru işaretleri var. Mesela Sneijder'in belirsiz performansı, Melo'nun tam olarak hazır olmayışı gibi dezavantajları var. Sneijder hazırlık maçlarında oldukça iyi bir performans sergiledi. Süper Kupa maçına da bu performansını yansıtabilecek mi merak konusu.

Fenerbahçe adına maçın gidişatını Kuyt-Sow-Topal-Cristian 4'lüsünün performansı belirler diye düşünüyorum. Gününde olan bir Cristian bütün takımı bambaşka noktalara getirebiliyor. Aynı şey Topal ve Kuyt için de geçerli. Galatasaray adına ise Drogba ve Burak yine etkili olacaktır. Maçın gidişatını orta saha belirleyecektir. Galatasaray orta sahada rahat hareket etme imkanı bulursa Drogba ve Burak'ı sık sık kademe hatası yapan Fenerbahçe savunmasının arkasına bırakabilirler.


Son söz olarak maçla alakalı net bir fikir belirtmek çok güç. Her iki takımın da aksayan yönleri ve başarılı oldukları yönler hemen hemen aynı. Şansı da yanına alan ekip sahadan kupayla ayrılacaktır. Maç ile alakalı şahsi tahminim; berabere biter, galibi penaltılar belirler.
 
Support : Creating Website | Johny Template | Mas Template
Copyright © 2011. Hayatın Futbolu - All Rights Reserved
Template Created by Creating Website Inspired by Sportapolis Shape5.com
Proudly powered by Blogger